Editör

AUTOVISION_48_EKMKSM001

Paris Fuarı her zamanki gibi son derece hızlı ve yeniliklerle dolu bir şekilde geride kaldı. Bizler yine fuardaki yenilikleri takip etmeye çalışırken başımız dönerken, bir yandan da fuar organizasyonundaki değişiklikleri ve koridorlarla konuşulanları kendimize göre yorumlamaya çalıştık.

Öncelikle Paris Fuarı bu yıl hiç olmadığı kadar az markanın katılımıyla gerçekleşti. Volvo, Ford, Aston Martin, McLaren, Rolls Royce gibi markalar bu fuara katılmama kararı aldılar. Bu saydıklarımızdan son üç markanın olmaması nedeniyle fuardaki etkileyici model sayısının az olmasına neden olurken, Ford ve Volvo’nun Paris’i es geçmesi daha ‘mainstream’ markaların yaklaşımlarını sorgulamamıza neden oldu. Her iki marka da Paris’e katılmama nedeni olarak ‘maliyet’ sebebini gösterdi. Bu bir yere kadar anlaşılabilir bir neden olsa da Paris gibi iki yılda gerçekleşen (gerçi Frankfurt ile değişimli olunca markalar için her yıl oluyor) ve yılın son büyük fuarı olarak lanse edilen bir ortamda bulunmamaları, fuarı gezenler için iyi bir haber değildi. Maliyet olarak belki yüksek olabilir ama fuarların heyecanını ve havasını kaybetmemeleri gerektiğini düşünüyoruz, bu yüzden ne kadar çok marka ve tanıtım olursa o kadar iyi olacaktır. Ayrıca yapılan açıklamalar fuarların dijital ortamda araç tanıtımlarına göre efektif olmadığı yönündeydi ve bu olay yakın gelecekte otomobil fuarları üzerinde ciddi bir olumsuz etki yaratabilir. Umarız bu gerçekleşmez…

Paris’ten çıkan bir diğer ilginç haberse markaların son dönemlerde downsizing ile motor hacmini küçültme sınırına ulaşmış olmaları ve yapılan gerçek hayat tüketim testlerinde aslında büyük hacimli motorların daha az emisyon ve tüketim değeri elde ettiğiydi. Bu olay ve farkındalık on yıl kadar önce hayatımız giren küçük hacim- turbo beslemeli motorların sonunun başladığı anlamına gelebilir. Hatta çok büyük bir markanın yetkilisinin yaptığı açıklama durumun ne kadar ciddi olduğunu gözler önüne serdi: “Downsizing’de sınırlara ulaştık. Bundan daha da küçük hacim üretemeyiz. Yakın zamanda daha büyük motorlar görebilirsiniz.” Kısacası Paris, bizlere yakın zamanda motor teknolojilerinde değişimlerin bizleri beklediğini gösterdi. Bunun ne kadarlık bir zaman dilimine yayılacağını ise göreceğiz.

Paris’ten hemen sonra gündeme BMW bombası düştü. Yeni 5 Serisi uzun süren teaser’lar ve casus fotoğraflardan sonra resmi olarak tanıtıldı. Bugüne kadar üretilen en gelişmiş 5 Serisi olarak lanse edilen G30 her zamanki gibi sınıfında yer almak için değil sınıfını yeniden belirlemek için geliştirildi: Hafiflemiş gövde, yarı otonom sürüş sistemleri, yeni motorlar ve hibrit versiyon…

2017’de satışa sunulacak 5 Serisi gerçekten çok etkileyici bir otomobil ve dosya konumuzdan da göreceğiniz gibi gelecek yılki en çok merak ettiğimiz otomobillerin başında geliyor…

Ufuk Cüceoğlu

Genel Yayın Yönetmeni